12. BÖLÜM- HANÇER
12. BÖLÜM- HANÇER "Sen kendime doğru çevirdiğim bir bıçaksın!" -Franz Kafka Karan, çocukluğundaki evin mutfağındaydı. Pencerenin önündeki masa hâlâ oradaydı. Masa örtüsünden çıkmayan kahve lekesi, sapı kopmuş mavi fincan, süt kokusu ve sıcak çikolata hazırlayan annesi. Beyaz bir elbise giymişti, ayakları çıplaktı. Yüzü gençti ama bakışları yorgundu, sanki zamanın her halini aynı anda taşıyordu. Geçmiş, şimdi, gelecek. Pikaptan gelen ses eve, mutfağa ve Karan’ın içine neşe serpiyordu. Bir türkü, Keklik Gibi. Annesinin en sevdiği türkü. “Oğlum…” Ses, rüzgârın içinden süzülen bir ağıt gibiydi. Acılı ağıt. Karan durdu. Kalbi göğsüne sığmıyordu. Birkaç adım attı, sonra dizlerinin üzerine çöktü. Elini uzattı, parmakları Karan’ın saçlarına değdiğinde o dokunuş bin yılın özlemi gibiydi; annesinin parmakları buz gibiydi. ‘’Anne…’’ çıktı dudaklarından, yutkundu ve heyecanla baktı. Gözleri ışıldıyordu. ‘’Sen çok üşümüşsün.’’ Kadın yavaşça arkasını döndü. Elindeki çay kaşığını masaya ...